Mutsuz ve Umutsuz Olmadığımız Bir Zamanlar Türkiye

Mutsuz ve Umutsuz Olmadığımız Bir Zamanlar Türkiye

460
Paylaş

Ülkemiz ve geleceğimiz ile ilgili hepimizin endişeleri var. Ve en kötüsü yaşadığımız duruma her geçen gün alışıyor olmamız, uyum sağlamamız. Gitgide mutsuzlaşan ve umutsuzlaşan bir millete dönüşüyoruz.

Bugün bize normal gelen ama gerçekte çok anormal olan durumların farkında bile değiliz.

*Aynı siyasi kafaya sahip olmadığımız için dostluklarımız zedelenmezdi. Farklı partilere oy verdik diye düşman olmazdık.

*Sokaktaki dilencilerden korkmazdık. Sapasağlam – kadınlar, erkekler gözünün içine baka baka, dinin arkasına sığınıp seni sömürmezdi.

*Çocukların sokaklarda oynamasından bu kadar korkmazdık. Evin küçüğü olarak sabahları bakkala giden hep bizdik.

*Yan komşunun sapık olmasından bu kadar şüphe duymazdık. Evde pişer komşuya da düşer derdik. Ve gelen tabak boş gönderilmezdi.

*Aleviydi, Kürttü, tutucuydu, kapalıydı, açıktı, dinsizdi… diye etiketlerimiz yoktu.

*Kalabalık yerlere girerken, otobüse binerken “acaba patlatırlar mı?” diye betimiz benzimiz atmazdı.

*Sesimizi duyurmak, fikrimizi söylemekten yine çekinirdik ama şimdi konuşamaz olduk. Sohbetlerimiz yine siyasetti, yine futboldu ama aynı fikirde olmadığımız için kan dökmezdik.

*Siyasetçilerimiz hoş görülü, eleştiriye açıktı. Bir dergi kapağına, bir karikatüre konu olabilir veya sanatçılar tarafından taklidi yapılabilirdi.

*Bayramlarımız bayramdı. Şeker mi Ramazan mı diye tartışmazdık. Oruç tutmayana, kurban kesmeyene dinsiz muamelesi yapmazdık. Milli bayramları da çoşkuyla kutlardık. Bayramızı penceremize asarken çekinmezdik.

*Ne sanat dünyası, ne basın camiası bu kadar rengini belli etmezdi. Kendini safını oluşturmazlardı.

*Ağaçlarımız vardı. Aile pikniklerimiz vardı.

*Sahilde elele tutuşan, öpüşen sevgililer vardı. Onları bir tek yaşlı teyzeler ayıplardı. Polis gelip coplamazdı.

*Kemal Sunal filmleri sansürlenmezdi, o tatlı dilli küfürleri biplenmezdi. (Ben o neslin insanıyım, bugünkü gençlik kadar küfür edeni görmedim. Eski Türk filmleri sansürlenip, buğulandırılırken, yeni nesil yarışmalar, diziler, ivedikler Türk aile yapısına uygun bulunur oldu.)

– Yine kavgalarımız vardı, yine şehitlerimiz vardı, yine savaşımız vardı. Ama şimdilerde sayılarla ifade ediyoruz. Duygusuzca bakıyoruz. Yaşayanları böldüğümüz gibi ölülerimizi bölüyoruz. İnsanlığına değil kimliğine bakıyoruz.

 

Hala aynı ülkede mi yaşıyoruz?

Content Protection by DMCA.com

Okudunuz Bitti, Peki Ne Düşünüyorsunuz?

Alice: Hangi yoldan gideyim? Tavşan: Nereye gittiğini bilmiyorsan, hangi yoldan gittiğinin bir önemi yok...!