İstanbulluların Yaşadığı En Sinir 10 Metrobüs Çilesi

İstanbulluların Yaşadığı En Sinir 10 Metrobüs Çilesi

822
Paylaş

İstanbul’da yaşıyorsanız trafikten kurtulmak adına metro veya metrobüs kaçınılmaz yollardan biri olur. İstanbul şartlarına göre klimalı, trafiksiz bir yolculuk 1. sınıf yolculuk bile sayılabilir. Özellikle sabah işe giderken ve akşam iş dönüşlerinde metrobüsü kullanan serviszi bir şirkette çalışmak zorunda olan bahtsız insanlar metrobüste çokça çile çekerler.

Bunlarda en sinir bozucu 10 tanesini biraz açalım;

1. Kapı Hedefini Tutturamamak

Metrobüslerde, metrolarda olduğu gibi yerde nerede duracağına dair oklar bulunmuyor. Tamamen şansa bir işleyiş var. Bazı şoförler biraz ileride bazıları da geride duruyor. Sarı metrobüs yerine siyah araçlar gelirse kapı mesafeleri hiç birbirini tutmuyor. Tam kapıyı ayarladık derken önünüzde körük bitiveriyor. O anda baltayla camı kırıp dalasınız geliyor ama artık çok geç.

2. İtiş Kakış

Sona kalan dona değil ayakta kalır. Metrobüs durmak üzereyken kapılarının açılmasına saniyeler kala arkanızdan birileri size değmeye, inceden itmeye başlar. Neden? Siz çünkü binmeyeceksiniz, spor olsun diye bekliyorsunuz. Sizi itmezlerse siz ilerlemeyip öyle direk gibi duracaksınız ya, o yüzden size yardımcı oluyorlar. İtiyorlar ki, “Bak şimdi açacak kapıyı hazır ol, geliyoz arkadandan.” diyorlar. Kapı açılınca zaten hiç yürümenize gerek kalmıyor, arkanızdakiler sizi alıp sürüklüyor, bir bakıyorsunuz omuzlarda girmişsiniz metrobüse! Alkış!

3. Yer Kapmaca

Metrbüse sağ salim bindiniz, organlarınız, uzuvlarınız yerinde duruyorsa yer kapmaya başlıyorsunuz. Kapılar açıldıktan sonra silah patlıyor yarış başlıyor tam 5 saniye içinde koltuğu kaptınız kaptınız, yoksa özellikle teyzeler yer kapıp arkadan gelen daha yaşlı bir teyzeye yanındaki yeri tutuyor. Yani ayakta kalıyorsunuz. Çok hızlı olmakta fayda var özellikle binmeden önce koltuğu gözünüze kestirin. “Sana oturmaya geliyorum” diyerek sadece koltuğa odaklanın etrafı görmeyin…

4. Tutunacak Bir Dal

Zar zor bindiniz, oturmaktan vazgeçtiniz çünkü ayakta durmaya hâli olmayan teyzeler amcalar birer Hulk gibi yer kapacak kadar güçlü oldukları için sizi itip yıkıp geçtiler. Ayakta kaldınız ama tutunacak bir dal, dayanacak bir köşe arıyorsunuz. Ama yok, binip direği tutan ilerlemiyor. O direğe yapışıyor, sarılıyor, onunla bir bütün oluyor. Söküp eve götürecekmişçesine benimsiyor. Ucundan tutup kazasız belasız gitmeye bakıyorsunuz, ne yapacaksınız başka?

5. Değmesin Ellerimiz

Metrobüs bu mağlum, aniden hızlanıp aniden duruyor bir öne bir arkaya gidip geliyorsunuz. Özellikle masum beyler için sıkıntılı durumda başlıyor. Ürkek bir bayana yanlışlıkla değmesinler, bir anda tecavüzcü coşkun damgası yiyorlar. Ellerinde olmadan bulundukları temas, karşı cinsin bunu ağır taciz, mıncıklama, tecavüze yeltenme gibi algılanarak metrobüs içinde taşlanmaya, katrana bulayıp tüy kaplattırmaya kadar itebiliyor. “Terbiyesiz, sapık seni!”

6. Kardan İnsanlar

Metrobüslerde, özellikle sıcak yaz günlerinde klima sayesinde serin serin yolculuk etme imkanı bulunuyor. Hatta bazen çenemiz vuruyor, tüyler diken diken, uyumaya çalışanlar titremekten uyuyamıyor. Burunlar buz gibi avuçlara hoh layıp ısınmaya çalışılıyor. Neden? Klimada iki düğme var. Kış için: IZGARA! Yaz için: TİTRET!

7. Numaracı Seni

Metrobüste eğer oturmayı başardıysanız, ne mutlu size! Huzur içinde yolculuğunuzu sürdürürken hafiften gözleriniz kapanır,  içiniz geçer. Biraz uyumak hakkınız. Ama o sırada bir ses yükselir, “Teyzeye yer verin!”. Gözlerinizi açmazsınız, nasılsa başkası yer verir dersiniz ve uyumaya devam edersiniz. O sırada yüzünüzde bir boğa nefesi gibi bir nefes hissedersiniz, saçlarınız uçuşur. Göbeğini omzunuza bırakmış bir teyze size dik dik bakar. “Haydi yavrum bak yaşlıyım hâlim yok. (Günden yeni geliyorum, kısır, börek yoruldum. Hâl kalmadı.)” Uyku bitti.

8. İnecek Var

İneceğiniz durağa yakın hazırlanır kapıya doğru yaklaşırsınız. Düğmeye basmazsınız çünkü şoför kapı düğmelerine tek eliyle aynı anda basarak hepsini açıp kapatma rekortmeni olduğu için bu kapının da açılacağını düşünürsünüz. Ama bütün kapılar açılır, sizin kapı açılmaz. “İnecek vardı!”, “E, düğmeye bassana nerden bilim?”. Hayır, hep açılan kapılar niye şimdi düğmeye göre açılıyor ki?

9. Bu Bozuldu

Yolculuğunuzun en tatlı yerinde bir anda yavaşlayıp duran metrobüsler korkulu rüyalar olur. Kışın soğuğunda, yazın ise pişiren sıcaklarda, ara durağın tekinde metrobüs sinsice bozulur. “Klima arızası sebebiyle aktarma yapmanız gerekmektedir.” anonsu insanı kendinden geçirir. Hele birde oturuyorsanız, boş metrobüse binemeyeceğinizi bilmek sizi daha da üzer.

10. Kavga Gürültü

Özellikle sabahları, uykusunu alamamış insanlar patlamaya saniyeler kalmış dinamit gibidirler. Bir laf, bir temas atombombası etkisi yaratır. “Sen mi ittin beni?” , “Çeksene elini!” , “İnecem kardeşim yol ver! Kapıda ne duruyorsun?” . Gerçekten metrobüs maceralarla dolu, anlata anlata bitmeyecek askerlik anıları gibidir…

Bu yazdıklarımızın çoğu gerçek olup bizzat yazarlarımız ve okuyucularımız tarafından yaşanmış olaylardan esinlenilmiştir. Teyze ve amcalara çok yüklenmediğimizi umut eder, her daim kendilerine, hamile ve çocuklu bayanlara yer vererek saygımızdan kusur etmediğimizi ve etmeyeceğimizi de belirtmek isteriz.

Lütfen metrobüs maceralarınızı bizlerle paylaşın.

Content Protection by DMCA.com

Okudunuz Bitti, Peki Ne Düşünüyorsunuz?