İnsanlığın Yüz Karası Haline Gelen Standford Hapishane Deneyi

İnsanlığın Yüz Karası Haline Gelen Standford Hapishane Deneyi

632
Paylaş

1971 yılında Stanford Üniversitesi Psikoloji Bölümü Profesörü Philip Zimbardo, insanların sosyal rollere nasıl tepki verdiğine dair bir deney düzenleme kararı aldı. Amaç; gerekli şartlar oluşursa ve kontrolsüz güç verilirse insanların zalimleşebileceğini göstermekti.

Stanford-Hapishane-Deneyi-5

Stanford Üniversitesi’nin Psikoloji Departmanı’nın bodrum katına inşa edilen sahte bir hapishanede, gardiyanlar ve mahkumlar olarak davranmalarını sağlayacak şekilde, 2 hafta sürecek olan deneyi için 24 kişiden oluşan bir grup erkek ( 12 kişi mahkum, 12 kişi ise gardiyan), üniversite öğrencisini deneyinde kullandı. Fakat Zimbardo deneklerine hangi role sahip olacaklarını, onların haberi olmaksızın belirledi.

 

Stanford-Hapishane-Deneyi-6

Zimbardo, 14 Ağustos 1971 günü, “mahkum” konumunda olacakları kendi evleri önünde ansızın, beklenmedik bir zamanda tutuklayarak deneye dahil etti. Tutuklamaları Palo Alto polisi, Zimbardo ile anlaşmalı olarak yaptı ve mahkumları silahlı soygun suçuyla suçladı. Mahkumlar, tüm gerçek tutuklanma prosedürlerinden geçirildi, parmak izleri alındı ve profil fotoğrafları çekildi. Polis karakolundan sonra, sahte hapishaneye gerçek bir mahkum taşıma aracıyla transfer edildiler.

 

Stanford-Hapishane-Deneyi-2

Gardiyanlar, tıpkı gerçek gardiyanlar gibi giydirildi, ellerine tahta sopalar verildi ve tamamen gerçek bir hapishane ortamı yaratılmaya çalışıldı. Göz temasına engel olması amacıyla aynalı gözlükler verildi.

 

Stanford-Hapishane-Deneyi-3

Mahkumlara ise tıpkı gerçekte olduğu gibi, oldukça rahatsız edici bir mahkum kıyafeti giydirildi ve bileklerine birer zincir vuruldu. Gardiyanlara, mahkumları onlara atanmış ve mahkum kıyafetlerine işlenmiş numaralar ile çağırmaları tembihlendi. Böylece tamamen gerçek bir hapishane ortamı yaratıldı.

 

Stanford-Hapishane-Deneyi-4

İlk gece, saat 2:30 da düdükler çalınarak mahkumlar birçok yapılacak sayımlardan ilki için uykularından sertçe uyandırıldı. İlklerde mahkumlar tam anlamıyla rollerinde değildi ve sayımları çok ciddiye almıyorlardı. Onlar hala özgürlüklerini savunuyorlardı. Gardiyanlar, yeni rollerini çoktan benimsemişlerdi ve mahkumlar üzerinde nasıl otorite kuracaklarından emin değillerdi. Bu, gardiyanlar ve mahkumlar arasındaki çatışmalar serisinin başlangıcıydı.

Stanford-Hapishane-Deneyi-7

Daha ikinci günden ortalık karışmaya başladı.1.Hücre’de kalan mahkumlar kapılarını yataklarla bloke ederek, kıyafetlerini çıkardılar ve gardiyanları dinlemeyeceklerini söyleyerek emirleri reddettiler. Olaylar bu şekilde başladı ve sonuçlar oldukça rahatsız edici düzeydeydi. 

Kuralları bozanlara ya da gardiyanlara ve hapishaneye karşı uygun olmayan davranışı olan mahkumlara ceza verildi. Nazi toplama kamplarında sıkça kullanılan “şınav”. Gardiyanlardan biri mahkumlar şınav çekerken onların üstüne çıkardı ya da başka bir mahkumun çıkmasını veya oturmasını sağlardı.

Sadece 36 saat içerisinde, 8612 numaralı “mahkum”, Zimbardo’nun tanımıyla “çılgın” tavırlar sergilemeye başladı. Zimbardo, olayları şöyle anlatıyor:

“8612 numaralı mahkum delice davranmaya başladı, bağırıyor, çığlık atıyor, küfrediyor ve kontrolsüz öfke nöbetleri geçiriyor. Onun gerçekten bu psikolojik durumda olduğunu kabullenmemiz epey bir zaman aldı ve sonunda onu salma kararı verdik.”

Stanford-Hapishane-Deneyi-1

Deneyin başlamasından sonra sadece 6 gün geçmesine ve deneyin içeriği tamamen rol olmasına rağmen sosyal ilişkilerin gerçekliğinden ötürü mahkumlar ile gardiyanlar arasındaki ilişki o kadar sadist ve vahşi bir hale gelmişti ki, Zimbardo beklediği süreyi tamamlayamadan deneyini sona erdirmek zorunda kaldı.

Sadece 6 günlük hapishane simülasyonu ile hapisanelerin, insanları nasıl canavarlaştırdığını, objeleştirdiğini ve umutsuzluk duyguları aşıladığını anlaşıldı. Gardiyanlara gelince, sıradan insanların nasıl kolayca iyi Dr. Jekyll dan kötü Bay Hyde dönüştüğünü görüldü.

Content Protection by DMCA.com

Okudunuz Bitti, Peki Ne Düşünüyorsunuz?