İletişim Kaynağı Lisan Hakkında Bilmediklerimiz

İletişim Kaynağı Lisan Hakkında Bilmediklerimiz

270
Paylaş

Dilimizi anne karnında öğrenmeye başlıyoruz, çocuklukta pekiştiriyoruz, ömür boyu onun sayesinde iletişim kuruyoruz, çünkü ana dilimiz bir ömür bize eşlik ediyor. Buraya kadar her şey bildiğimiz ve aşina olduğumuz gibi. Çok da fazla bilinmeyenlere bakmak isterseniz bu yazı sizin için.

 

Bebekler doğdukları zaman ana dillerini bilmiyor ama anne karnındayken işittikleri bazı sesleri ya da kelimeleri doğduktan sonra tanıyabiliyorlar. Yapılan çalışmalar, bebeklerde dil öğrenmenin hamileliğin üçüncü üç aylık döneminde başladığını gösteriyor. Bebekler hiç aşina olmadıkları bir dilden ziyade, anne karnında duydukları kelimelere tepki verebiliyor.

 

Evde ve okulda farklı dil konuşulmasının, çocukların beyninde bir takım negatif etkilere sahip olabileceği iddia edilse de, aslında durum pek de öyle değil. İki dil konuşulan bir evde büyüyen 4 aylık bebeklerin, tek dil konuşulan bir evde büyüyen bebeklere kıyasla daha geniş algıya sahip oldukları gözlemlenmiş.

 

 

stack-of-books-1001655_960_720

Ana dilimize ya da öğrendiğimiz yabancı dile ne kadar hakim olursak olalım, tercümelerde kesin doğruluk diye bir şey yok. Çünkü çeviri yaparken kelimenin anlamına ek olarak, o dilin kültürü de ayrıca önemli bir faktör. Dolayısıyla, kendiniz çeviri yapmadığınız müddetçe, aslında çevirmenin fikirlerini ve yorumlarını okuyorsunuz.

 

En kafa karıştırıcı sorulardan bir tanesi de dil ve iletişimin başlangıç tarihinin ne zaman olduğu. Bu konuda farklı teoriler mevcut. Dini teorilere göre, diller insanlığa Tanrı tarafından verilen kutsal yaratılar. Kimi teorilere göre ise, dil doğadaki yansımalara göre oluşmuş. Bir başka teori, bir çeşit dil ana kartı ile evrim geçirdiğimizi savunuyor. Charles Darwin de konuşmalarımızın el hareketleri ve diğer fiziksel iletişim şekillerimizi pekiştirmek için başladığını öne sürüyor.

 

wood-cube-473703_960_720

Günümüzde 7000’e yakın dil konuşuluyor ve kimi tahminlere göre 14 kimi tahminlere göre ise 90 günde bir bu dillerden bir tanesi ölüyor. 1000’den fazla dilin tehlikede olduğu düşünülüyor. Kitle iletişimi herkesi başta İngilizce olmak üzere en çok konuşulan dilleri öğrenmeye zorluyor bu da yerel dillerin yok olmasının ardında yatan en büyük etken olarak görülüyor.

 

art-993195_960_720

İnsani duygularımızı anlatırken yeten kelimeler, dini konulara ya da dini metinlere geldiğinde yetersiz kalabiliyor.

 

friends-1149841_960_720

Hayvanların insanların dilini öğrenmekte pek zorlanmadığı bir gerçek. Biraz eğitimle kedi ya da köpekler komutlarımızı anlayabiliyor. Ancak insanların neden hayvan dilinin şifresini çözemediği ise bilinmiyor.

 

startup-594091_960_720

İletişim kurarken sadece sözcükler değil vücut dilimiz de önem arz ediyor. Örneğin, kişinin kollarını bağlayarak oturması genelde iletişime kapalı olduğu şeklinde yorumlansa da kişi dalgınlıkla ya da rahat ettiği için de o şekilde oturuyor olabilir. Vücut dilini yorumlarken her zaman doğru tahminlerde bulunamayabiliyoruz. Tıpkı karşımızdaki kişinin yalan söyleyip söylemediğini her zaman anlayamadığımız gibi…

 

Dünyada hala keşfedilemeyen eski diller mevcut. Proto-Elamite  olarak adlandırılan, kil tablet üzerine yazılan ve 1600’den fazla metin içeren bu eski yazı, şu anda İran’da bulunuyor ve burada kullanılan dilin, yazının icadına kadar gittiği tahmin ediliyor.

 

Dünya üzerinde en çok konuşulan dillerden biri İngilizce’dir ancak herhangi bir kokuyu anlatmak istediğinizde İngilizce yetersiz kalıyor. Yapılan bir çalışmada, İngilizce dilini konuşanlardan bir kokuyu tarif etmeleri istenmiş ve aldıkları yanıtların genelde uzun, alakasız ve isabetsiz olduğu gözlenmiş.

 

Kaynak

Content Protection by DMCA.com

Okudunuz Bitti, Peki Ne Düşünüyorsunuz?