in

Hayatınız da gerçekten doğru kararlar verdiğinize inanıyor musunuz ?

Aslında cevabı kişiye göre değişebilecek bir şey diyebilirim. Gerçekten ne istediğiniz ve kim olmak istediğiniz, Bu güne kadar başardıklarınız, çabaladıklarınız ve yaşlantınız ile sanırım doğru orantıda bir soru.

İlk okul yıllarına dönelim. O zamanlar sizin yerinize aileniz karar vererek sizi bir okula yazdırıyor daha sonrasında aynı okulda yada farklı okullar da eğitiminizi tamamlıyorsunuz. Orta öğretime geçtiniz. Büyük ihtimalle yine ailenizin kararlarıyla bir okula başladınız ve hep hatırlayacağınız lise yıllarınız. Lise için karar vermenize aileniz izin veriyorsa gerçekten şanslısınız. Düz lise okumak istemiyorsanız yada istediğiniz bölümü okumadan zorla sadece aileniz istiyor diye bir bölümü okumanız yada okutturmaları. Hayatınızda ki belki de keşkelerinizin başlayacağı net zamanlardan biridir. Gerçekten sevdiğinizi veya seveceğinizi düşündüğünüz, ikinci ihtimal olan ailenizin zoru ile başladığınız bölümü okumaya başladınız ve düşündüğünüz gibi olmadığını – yapamayacağınızı düşündünüz. Peki şimdi ne olacak ? Bölüm değiştirmek – başka okula gitmek ?  Her şey için geç mi peki ?

Tabi ki değil. Bir sonraki aşama olarak Üniversite seçeneğiniz hep var. Üniversite için çabaladınız çalıştınız dershanelere gittiniz ama istediğiniz bölüm yine olmadı yine olmadı. Yada tam tersi olarak oldu okudunuz bitiridiniz ve gerçekten uzmanlaştınız. Seçmek istediğiniz meslek ve olmak istediğiniz kişi siz misiniz ? Yoksa iyi bir işim olsun daha sonrasında iyi işime göre kazanayım ona göre belki daha lüks ve konforlu bir hayat yaşayayım. Hemen ekonomik durumum düzelmişken hayatımın aşkı diye düşündüğün kişi ile evlenmelisin yada bulmalısın. Hemen arkasından mutlu ailen için çocuk olması gerek. Peki sonra ? Standart düzen kurma içgüdülerinin bittiği yer burası olacaktır. Evin araban mutlu ailen ve çocuğun yada çocukların. Daha sonra ?

Tabi ki iyi senaryo bu şekilde ya kötü olan. Okulunuz bitti ve ne iş yapacağım hangi mesleği seçeceğim kaygısı. Daha sonra karar verememe ve istemediğiniz bir işi yapma hemen peşinden mutsuzluğunuzun devamı. Kız arkadaş yada erkek arkadaşlarınız ile anlaşamama anlaştığınız kısımında evlenmeye 1 kala terk edilme psikolojik çöküş. İşiniz doğru iş değil. Sevgiliniz nişanlınız sizi terk etmiş. Her taraftan yıkılmış psikolojiniz için yapabilecek neyiniz var ? İki seçenek kalıyor. Ya dayanamayıp intihar etme yada her şeyin daha iyi olacağını düşünerek yaşamaya çalışma.

Her iki senaryoda da ve yaşamımız boyunca hep karar veriyoruz. Bu kararlarımıza göre yaşıyor ve ölüyoruz. Peki doğru kararlar mı vererek yaşıyoruz yoksa öyle mi olduğunu zannediyoruz. Doğru yanlış karar diye bir şey var mı ? Gerçekten soruların cevaplarını her gün bende kendime soruyor ve cevabını arıyorum.

Written by Akın T.

Bir şeylere sıkı sıkıya tutunmayın. Sahip olduğunuz şeylere, “evrenin” size geçici olarak emanet ettiği şeyler gözüyle bakın-bütün her şeyi sizden her an geri alabileceği aklınızda olsun.

[g1_socials_user user="3" icon_size="28" icon_color="text"]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Vücudunuzun Susuz Kaldığının 5 Göstergesi