Dolandırıcılık ve Türkiye

Dolandırıcılık ve Türkiye

225
Paylaş

Dolandırıcılığın büyüğü küçüğü olur mu açıkçası tartışmaya açık bir konu. Dolandırıcılık lafını duyunca hemen Türkiye’de çok rastlayabileceğiz dilenciler, tırnakçılar yada bir şey satacağına inandırıp dolandıranlar aklınıza gelmesin. Büyük firma ve iş yerlerinden bahsediyorum.

Herhangi bir şey satın alırken bile farkettiyseniz sonları 90 kuruş 99 kuruştur ve nakit olarak verdiğiniz ücretlerde para üstü alamazsınız. 20.96 TL tuttuysa o sizden 21 TL olarak tahsil edilmektedir. 4 kuruş nereye gitti diye sorduğunuz zaman kasiyer size bakar ve maalesef bozuk paralarının olmadığını söyler. Biraz daha diretirseniz “5 kuruş” para üstü daha ekleyip size verirler. Peki o 4 kuruşu siz eksik verdiğinizde size ürün veriliyor mu tamamen kasadaki kişinin inisiyatifine kalmış bir olay.

Yada kahve zinciri olan bir firmaya gidip oturursunuz ve “sade soda” istediğinizi belirtirsiniz. Masanıza mavi şişesinde “Premium” soda gelir. Sizin talebiniz sadece soda olmasına rağmen ve ellerinde 3 TL olan standart soda varken size daha pahalısı getirilir. Hesabı istediğinizde söylenen şey “Efendim ama gelen Premium sodaydı” olacaktır.

Yada dün başıma gelen bir şeyi daha bahsetmeden geçemeyeceğim. Dışarıda acil fotokopi çektirmem gerekti ve bir kırtasiyeye girdim. Toplam da 3 sayfa fotokopi çektirdim. Buraya kadar sıkıntı yok. Fakat kırtasiyenin camında “Fotokopi 10 Kuruş” olarak belirtilmekteydi. Fotokopi çeken kişiye ne kadar diye sorduğumda “50 kuruş” olduğunu belirtti. Kapıda 10 kuruş yazdığını söyleyince o seri çekim ücreti olduğunu söyledi. Fakat bunun ile alakalı cam da ne bir bilgi ne de uyarılma var. Kasaya geldiğimde kasadaki kişi de 75 kuruş olduğunu söyledi. Anlayacağınız dolandırılmak Türkiye standartlarında maalesef ki çok kolay. “Cam da göreceğiniz üzere 10 kuruş yazmaktadır :)”

 

 

osmanbey-kırtasiye

Content Protection by DMCA.com

Okudunuz Bitti, Peki Ne Düşünüyorsunuz?