• in

    Oscar Ödülleri Hakkında Bilmediğiniz 10 Tuhaf Gerçek

    Her yıl beyaz perdenin başarılı sanatçılarına ve bu yapımların ardındaki yetenekli ekiplerine ödüllerin verildiği Oscar Ödülleri ‘nin geçmişinde tuhaf gerçekler yatar.

    Bunlardan muhtemelen daha önce duymadığınız 10 tanesi ise ;

     

    1# Oscar ödülünü kariyerleri boyunca kazanamamış ama dünya çapında ünlü ve başarılı oyuncular halen bulunmaktadır; Deborah Kerr, Thelma Ritter, Glenn Close, Peter O’Toole, John Williams ve Leonardo DiCaprio.

    oscar-odulleri-ilginc-gercekler-bilmiyorsa (1)

    2# 2000 yılında 55 adet Oscar heykelciği çalınmıştı. Bu 55 tanesinden 52 tanesini bulup getiren bir adama tam 50 bin dolar para ödülü ve 2001 Oscar Ödülleri’nde bir adet koltuk hediye edilmişti.

    oscar-odulleri-ilginc-gercekler-bilmiyorsa (2)

    3# John Cazale uğurlu bir oyuncu olarak bilinir. Oynadığı toplam 5 film de Oscar’a aday gösterilmiştir; Dog day afternoon, Deer Hunter, The Conversation ve The Godfather Parts 1 ile 2.

    oscar-odulleri-ilginc-gercekler-bilmiyorsa (3)

    4# Walt Disney tarihteki en fazla ödül kazanmış, aday gösterilmiş ve kaybetmiş insandır. 59 kez Oscar’a aday gösterilmiş, 22 kez ödül kazanmış, 3 kez onur ödülü almıştır.

    oscar-odulleri-ilginc-gercekler-bilmiyorsa (4)

    5# Oscar ödüllerinde iki kez merhum aday ödül akmıştır. Bunlardan biri En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazanan Peter Finch, diğeri de Kara Şovalye’deki rolü ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazanan Heath Ledger idi.

    oscar-odulleri-ilginc-gercekler-bilmiyorsa (5)

    6# Tarihteki en başarılı karakter şüphesiz Baba 1 ve 2 filmindeki Vito Corleone karakteri idi. Bu iki filmde de Vito karakterini canlandıran Marlon Brando ve Robert De Niro, En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını kazandı.

    oscar-odulleri-ilginc-gercekler-bilmiyorsa (6)

    7# Ünlü Art Direktör Cedric Gibbons kariyeri boyunca 11 kez ödül kazandı. Üstelik kendisi Oscar ödülünü tasarlayan sanatçılardan biriydi.

    oscar-odulleri-ilginc-gercekler-bilmiyorsa (7)

    8# Farklı kategorilerde 11 ödül kazanarak rekor kıran üç film vardır; Ben Hur, Titanik ve Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü.

    kralin-donusu

    9# 2. Dünya Savaşı sırasında, dünyanın çeşitli yerlerinde değerli maden bulmakta ciddi bir sıkıntı yaşanıyordu. Bu dönemde, tüm Oscar Ödülleri altın yerine altın boyalı metallerden yapılmıştı.

    oscar-odulleri-ilginc-gercekler-bilmiyorsa (9)

    10# Greer Garson ilk kez Oscar ödülünü kazandığında tam 7 dakikalık bir konuşma yapmıştı. Bu uzun konuşmanın ardından 45 saniye sonra kaybolan bir mikrofon kullanılmaya başlandı. Bu 45 saniye sınırı ile ödülü kazananlar epey bir dalga geçti. Mesela Gwyneth Paltrow 45 saniye içinde 23 kez teşekkür etmişti.

    oscar-odulleri-ilginc-gercekler-bilmiyorsa (10)

  • in

    Milyonlar Kazandıran 12 Basit Fikir

    milyonlar-kazandiran-fikirler-bilmiyorsan (13)

    Basit ve hatta biraz saçma gelse de bu fikirlerin sahipleri birer milyoner oldu!

    Onlar sadece fikirlerine inandılar, peşinden koştular ve sonunda başarıya ulaştılar. Kendi kendilerine motive olmuşlardı. Sert eleştirilere kulak asmadılar.

    Kulağınıza küpe olsun; kim size fikrinizin aptal veya saçma olduğunu söylerse kesinlikle yanılıyor. Onu dinlemeyin ve hayallerinizin, fikirlerinizin peşinde koşun.

    İşte milyonlar kazandıran o fikirler;

    1# CROCS Terlikler

    Bu delikli terliklerin üretilme amacı Spa’da falan giyilmesi içindi. Ancak ardından patlayan satışların ardından günlük giyim içinde üretmeye başladılar. Şimdi Crocs firması yılda 1 milyar dolar kazanıyor.

    milyonlar-kazandiran-fikirler-bilmiyorsan (1)

    2# Oyuncak Yay

    Oradan oraya zıplayıp duran bir yay görünce aklına bir fikir geldi ve bu fikri hemen hayata geçirdi. Kısa zamanda dünya çapında satış rekorları kırarak milyonlar kazanıldı.

    milyonlar-kazandiran-fikirler-bilmiyorsan (3)3# Cırt Cırt

    Fikir, bazı bitkilerin yapraklarının üzerine yapışmasıyla aklına geldi. Bu bitkilerin yapraklarını mikroskopta inceledikten sonra üzerindeki kanca benzeri dokuları görünce aklına aynı etkiyi sentetik bir kumaşta da yapma fikri doğdu.

    milyonlar-kazandiran-fikirler-bilmiyorsan (4)

    4# Kıvrımlı Renkli Kamışlar

    Çocukların sıkılmadan içeceklerini içmeleri için tasarlanan bu kamışlar kısa süre içerisinde milyonlarca sattı.

    milyonlar-kazandiran-fikirler-bilmiyorsan (5)5# Sihirli 8 Topu Oyuncağı

    Herhangi bir tahmin gücü olmayan rastgele kehanetlerde bulunan bu oyuncak Avrupa ve Amerika’da inanılmaz satış rakamlarına ulaştı.

    milyonlar-kazandiran-fikirler-bilmiyorsan (6)6# Hayvan Şekilli Yastıklar

    Uyumayı istemeyen çocuklar için üretilen bu yastıklar, çocukların hem sevip sarılacağı hem de sarılırken uyuyacağı harika bir fikirdi. Kısa zamanda milyonlar kazandırdı.

    milyonlar-kazandiran-fikirler-bilmiyorsan (7)7# Hula Hoop

    Bambudan yapılmış halkalar beline takıp çevirmeye çalışan çocuklardan görüp esinlenilen bu oyuncaklar hemen ünlü oldu.

    milyonlar-kazandiran-fikirler-bilmiyorsan (8)8# iFart Uygulaması

    0,99 cent’lik bu osuruk sesi uygulaması kısa zamanda App Store’de milyonlarca kez satın alındı. Osuruktan bir fikir ama yinede milyoner olmak için yeterliydi.

    milyonlar-kazandiran-fikirler-bilmiyorsan (9)9# Ters Duran Şişe Tasarımı

    Ters duran şişe fikrini şampuan firmalarına ve pek çok gıda sektörüne satıp ardından şirketini 1995 yılında 14 milyon dolara devreden adam için alkış!

    milyonlar-kazandiran-fikirler-bilmiyorsan (10)10# Yara Bandı

    1920 yılında Johnson & Johnson şirketinde çalışan bir araştırmacı, eşinin kendisini yaraladığı bir zaman yaralarının mikrop kapmaması için yaralarını sararken aklına bu fikir geldi. Ve bir anda evlerden eksik olmayan ve her yıl milyarlarca satılan bir ilk yardım malzemesi oldu.

    milyonlar-kazandiran-fikirler-bilmiyorsan (11)11# Plastik Lades Çubuğu

    Tavuk ve hindilerde bulunan bir lades kemiği yüzünden lades oyununun yeteri kadar oynanamamasına isyan eden bir adam plastik lades kemikleri üreterek bu fikri ile ladesçiler tarafından milyoner oldu.

    milyonlar-kazandiran-fikirler-bilmiyorsan (12)12# Post-It 

    Dr. Spence Silver bir gün güçlü ama bir o kadar da çabuk sökülebilen bir yapıştırıcı keşfettiğinde bunu notlarını saklamak için kullandı. Ardından bu fikrini Post-It olarak dünyaya sundu. Ofisinde Post-It olmayan var mı?

    milyonlar-kazandiran-fikirler-bilmiyorsan (13)

  • in

    Star Wars Serisi İle İlgili Daha Önce Duyulmamış 13 İlginç Bilgi

     Yaratıcısı George Lucas’ın Star Wars’u nasıl ortaya çıkardığından, orjinal üçlemede kullanılan bazı özel efekt yöntemlerine ve karakter adlarına nelerin ilham verdiğine kadar birçok ayrıntı. İşte kameranın ardında, biz seyircilerin haberi olmadan yaşananlar…

    1-  Lucas, ‘Star Wars’ serisinin senaryosunu 1973 yılında bitirdi. Ancak şirketinin çıkardığı problemler senaryoda önemli bir değişikliği gerektirdi. İlk çekilen bölümler hikayenin ikinci yarısıydı ve kahraman yani Anakin Skywalker’ın oğlu Luke Skywalker orjinal senaryoda kadındı. Film şirketi ise sancılı bir sinema ortamında bayan kahramanın riskli olacağını söyleyince senaryo baştan sona değişti.

    2- Star Wars tam olarak George Lucas’ın kafasındaki şekliyle çıkmış denemez. Mesela Luke’un soyadı ilk başta Skywalker değil, Starkiller’mış. Hatta bir ara daha yaşlıymış ve adı da General Skykiller’mış. 1975’de yazılan senaryonun adı ‘Strkiller’ın Maceraları: Star Wars Bölüm I’ miş.

    3-İlk Star Wars filminin başrolleri için, Burt Reynolds, Kurt Russell, Jodie Foster ve Nick Nolte gibi yüzlerce oyuncuyla görüşüldü.

     

    star-wars-hakkinda-bilinmeyenler-2

    4- Harrison Ford, Star Wars serisinin ilk filminde rol almak istemedi. Lucas, Ford’un marangozhanesine giderek onu kandırmayı başarıp, Han Solo rolünü verirken, Harrison Ford da Hollywood’un vazgeçilmez starı olmak üzere ilk ciddi adımını atmış oldu.

    5- 1978’de ikinci filmi yöneten Irwin Kershner, çekimlerin yapılacağı bölgeyi görmek için Norveç’e gitti. Karlı Hoth gezegenin savaş sahneleri için hazırlıklar sürerken hava sıcaklığı -20 dereceydi.

     

    star-wars-hakkinda-bilinmeyenler-4

    6- “Jedi’nin Dönüşü” filmdeki bazı sahnelerin çekimleri için Kaliforniya’nın Kızılağaç Ormanları bölgesine kamp kurulmuş. Chewbecca rolünü oynayan Peter Mayhew ekipten biraz uzaklaşınca bölgedeki avcılar tarafından “Kar Adam Yeti”ye benzetilmiş ve vurulmaktan zor kurtarılmış. Bu arada Mayhew’in kostümü moher ve yak postundan yapılmış.

    7- “Ölüm Yıldızı”, Lucas’a ait Industrial Light and Magic şirketinin park yerinde, pinpon masalarının üzerine kurulan savaş gemisi maketlerinden yapılmış.

    8- Geminin kanyonun içinde uçuyormuş gibi göründüğü efekti yapabilmek için kamyonetin üzerine bağlanan kameralarla çekim yapılmış.

    9-Han Solo’nun sağ kolu Chewbecca’nın sesi ayı, fok, deve ve deniz aslanı seslerinin birleştirilmesiyle elde edilmiş.

     

    Yoda-Negotiation-Tactics

    10- Yoda ile Albert Einstein arasındaki benzerlik tesadüf değil çünkü Yoda’nın yüzü, Einstein’dan esinlenilerek yapılmış. Sesi ise Muppet Show’da Miss Piggy’yi seslendiren Frank Oz’a ait.

    11- R2D2’nun ismi Lucas, American Graffiti’nin montajını yaparken konmuş. Ekipten biri Lucas’tan makara 2, diyalog 2 (reel 2, dialogue 2)’yi kısaltılmış olarak isteyince (r2,d2) Lucas kelimenin tınısından çok hoşlanmış ve ileride kullanmak üzere not almış.

    12- Ölüm Yıldızında, Leia, Luke, Han ve Chewbacca’nın içine düştüğü çöp toplama merkezinin numarası, Harrison Ford’un sosyal güvenlik numarasıymış.

    13- Darth Vader, Hollanda dilinde Kara Baba demek.

     

    Ntv

  • in

    Ülkemiz Trafiğinde Dörtlü Flaşörlerin Kullanıldığı 10 Kritik An

    İstanbul trafiğinde her gün araç kullanan biri olarak dörtlü flaşörler ile ilgili çok ciddi gözlemlerim bulunuyor. Dörtlü flaşörler (ikaz) , trafik kuralları gereğince aracın kaza veya arıza halinde kullanılması gerekiyor.

    Ancak, gerçek hayatta her derde deva niyetine, olur olmadık her an sürücülerin eli o düğmeye gidiyor.

     

     

    1- Park ediyorum.

    Son saniyede görülen park yerine kıvrak bir hareketle girmeden önce dörtlü flaşörler mutlaka yakılır.

     

     

    2- Bekliyorum, park edicem.

    Genelde AVM otoparklarında rastlanılan bir görüntü. Çıkacak olan arabayı beklerken, “Burası benim” mesajını vermek için kullanılır.

     

    3- Adres arıyorum, yolun acemisiyim.

    Yavaş gitmenizin sebebini ancak bu flaşörler açıklayabilir. Dörtlüler açılır, telefondan harita aplikasyonu eşliğinde sağa sola bakılarak yol aranır.

     

    4- Otomobil kullanmayı öğreniyorum.

    Bu en fenası. Özellikle sollama imkanınızın olmadığı yerlerde karşınıza çıkar bu türler. Daha en sağ şeritten gitmesi gerektiğini bilemezken şoför koltuğunda dörtlüleri açık bir şekilde araba kullanmayı öğreniyordur. Arkasında uzayan trafiğin hiçbir önemi yoktur. Çünkü o acemi.

     

    5- İki dakkaya geliyorum.

    Dörtlülerinizi açtıysanız artık her yerde kısa süreli park izniniz vardır. Yolun ortası, arabanızın tam arkası, dükkan önü hiç fark etmez. İki dakkaya (dakika değil dakka) geliyorum dedik ya!

     

    6- Yavaşla!

    Öndeki araç ani bir fren mi yaptı, hemen arkaya bu bilgiyi ulaştır. Dörtlüleri açın ve dikiz aynasından arkanızdan gelen aracın size çarpma olasılığını hesaplamaya başlayın.

     

    7- Çok tıkalı bu yol, ben kaçar…

    Yol mu tıkalı, yolu mu kaçırdın? Aç dörtlü flaşörlerini geri geri gel. Arkadan vurunca suçlu ben olurum ama değil mi?

     

    8- Mesajınız var.

    Farkında olmadan açtığınız uzun farlarınızı kapatmak için çevre araçlar ikaz niyetine dörtlüler açılıp kapatılır. Türkiye’ de yaşıyorsanız bu dili öğrenmelisiniz.

     

    9- Düğünümüz var dostlar.

    Düğün konvoylarının, asker uğurlamalarının vazgeçilmez aksesuarı. Burada dörtlüleri yakmakta ki amaç, konvoy bozulmasın. Hem bu size patlayana kadar kornaya basma izni de veriyor.

     

    10- A.Y.I.

    Emniyet şeridi kullanımı hakkında ayrıca bir sınava tabi tutulması gerekiyor bizim milletin. İlk soru da dörtlüleri açıp, emniyet şeridinden gitme hakkına nasıl sahip oluyorsun? (Sıkışık trafikte hasta taşıyan, gerçekten acil bir durum yaşayan insanlar için değil bu lafım.)

     

    Bu da benden;

    Şehirler arası yolda karşı yönden gelen araçlar size selektör yapıyorsa, bu ileride radar var demektir. Sizde teşekkür mahiyetinde selektör yapmalısınız. Yardımlaşmayı seven yurdum insanı.Haberleşmede yeni yöntemler keşfe devam….

    Dörtlü flaşör ile yaşadığınız veya aklınıza gelenleri lütfen paylaşın. Aydınlanalım…

  • in

    Fotoğraflarınız İçin Alüminyum Folyo ile Şık Ötesi El Bokeh Wall Tekniği

    Fotoğraflarınıza Photoshop’ta mı arka plan yapıyor unuz? İstediğiniz o şık ve sıcak kareyi yakalayamıyor musunuz? O zaman sizi El Bokeh Wall yöntemi ile tanıştıralım.

    Laya Gerlock’un bulduğu El Bokeh Wall yöntemi sayesinde alüminyum folyo kullanarak şehir ışıklarının parlıyor gibi göründüğü flu bir arka plan oluşturulabiliyorsunuz. Bu arka plan ise fotoğraflara inanılmaz biz estetik şıklık katıyor.

    Ancak bu yöntemi uygulayabilmeniz için; geniş açılı bir lens, fotoğraf makinesi için flaş ünitesi, renkli jelatinler, uzaktan kumanda, makas ve bant.

    Öncelikle alüminyum folyoyu biraz kırıştırıp ardından masaya yatırıp düz bir şekil almasını sağlayın.

    el-bokeh-wall-teknigi-bilmiyorsan-4el-bokeh-wall-teknigi-bilmiyorsan-5

    Fotoğrafını çekeceğiniz objeye göre uzaklığını ve yüksekliğini ayarlayıp duvara yapıştırın.

    el-bokeh-wall-teknigi-bilmiyorsan-6

    Flaş ünitesini istediğiniz renkteki jelatinle ile kaplayın.

    el-bokeh-wall-teknigi-bilmiyorsan-7

    Flaş ünitesini duvardaki folyoya bakacak şekilde sabitleyin.

    Işığın yumuşaması için flaş ünitesini akrilik bir örtü ile örtebilirsiniz.

    el-bokeh-wall-teknigi-bilmiyorsan-8

    Ve sonuç!

     

    el-bokeh-wall-teknigi-bilmiyorsan-2 el-bokeh-wall-teknigi-bilmiyorsan-1

  • in

    Gülümsemeye Dair Şaşırtıcı Gerçekler: Hangi Gülümseme Ne Anlama Geliyor?

    Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız halde gülümsemenin karşımızdaki kişiler tarafından hissedilebiliyor olması gibi, nasıl güldüğümüzün de karşımızdaki kişiler tarafından algılanış biçimi farklılıklar gösterebiliyor.

    Dudakları kapatarak gülümsemek

    Dudaklar kapalı şekilde gülümsemek, gülümsemenin en yaygın olarak kullanılan çeşitlerinden biri. Kolay yapılabiliyor olması, gülümsemek istemediğimiz ancak gülümsememiz gereken durumlarda karşı tarafa kibar ve nazik bir tepki vermeyi daha kolay hale getiriyor. Dudaklar kapalı olarak gülümsemek, çoğunlukla samimi algılanmayan bir gülümseme biçimi. Gerçekten hissederek gülümseyen kişilerden dişlerini göstererek gülümsemelerini bekliyoruz. Her ne kadar orta dereceli bir samimiyet belirtisi olarak algılansa da, karşımızdaki kişinin gülümserken dişlerinin beyazlığına güvenmiyor oluşunun ya da dişlerindeki problemleri gizlemek isteyişinin de dudaklarını sıkı şekilde kapatarak gülümsemeyi tercih etmesinin sebebi olduğunu da aklımızın bir köşesinde bulundurmakta fayda var.

    Kendini beğenmiş gülümseme

    Kendini beğenmiş ve odağın kendisinde olmasını isteyen insanların çoklukla kullandığı bu gülümseme çeşidinde, dudaklar genelde kapalı ve gülümseme sağa ya da sola çekilmiş olarak bulunuyor. Zaman zaman dudakların aralık olduğu ya da üst dudağın biraz daha kalkık tutulduğu durumlarda da gözlenebiliyor. Dudaklarla birlikte kaşlarda da bir tarafı kaldırmak gülümsemeyi tamamlayıcı olarak kullanılabiliyor.

    Kendini beğenmiş şekilde gülümseyen insanların bir çoğu bulunduğu ortamda lider konumunda olmak isteyen ve odak noktası olmak isteyen kişiler. Kalabalık bir ortamda iletişim kurduğunuz kişilere bir süreliğine bu şekilde gülümsemeye devam ettiğinizde sizinle konuşurken çok daha dikkatli ve gergin olduklarını hissedebilirsiniz.

    Yarım gülümseme

    Kendini beğenmiş gülümsemeye oldukça benzeyen bu gülümseme türü, asimetrik bir görüntü yarattığı ve tam olarak ne yaptığınızın anlaşılmaması nedeniyle en karmaşık ve en farklı tepkiler alabileceğiniz gülümseme çeşidi. Kendine güven, utanma, ilgi, kızgınlık, dominantlık gibi birbirinden çok farklı duyguları yansıtabiliyor.

    Ağız açık gülümseme

    Ağız açık olarak gülümseme, dişlerin tamamının gösterildiği gülümseme çeşidinden farklı olarak, kahkaha atarken çekilmiş bir fotoğraf görüntüsünü andırır. Bu gülümseme de, şaşırtıcı şekilde çoğunlukla yapay ve samimiyetsiz bir imaj yansıtır. Her ne kadar yapay olsa da, bu şekilde gülümseyen kişiler çoğunlukla umursamaz, ben merkezci ve eğlenceli kişiler olarak tanımlanır. Özellikle fotoğraflarda fotojenik görünmenin en kolay yollarından biri, tüm dişleri göstermek ve ağzınızı olabildiğince açmak. Tabii ki öğle yemeğinde dişinizde maydanoz kalmadığından ve dişlerinizin yeterince beyaz olduğundan emin olduktan sonra:)

    Bu içerik http://www.uplifers.com/ tarafından hazırlanmıştır.

     

    Bir boomads advertorial içeriğidir.

  • in

    13 Yaşındaki Çocuklar Artık “Akıllı Telefon” Yüzünden Rehabilitasyona Gidiyor!

    Günümüzde telefonlara ne kadar bağlı olduğumuzu söylemeye gerek yok. ABD’den bağımsız bir araştırması firmasının açıkladığı raporda 13 yaşında çocukların elektronik cihazlar konusunda rehabilitasyon’a gördüklerini belirtiliyor.

    Telefonlar artık her an yanımızda ve neredeyse her zaman kullanıyoruz. sosyal medya takibi, haberleri okumak, resim çekmek ve paylaşmak, oyun oynamak, sanal gerçeklikte, alışverişte ve sayamadığım bir çok alanda kullanmaktayız. Bu konuda maalesef ki çocuklar da arkadaşlarında gördüklerinde yada anne babanın çocuğu susturma yolu olarak çocuğun eline telefon yada tablet verdiğinden dolayı nasibini almış durumda. Araştırma firmasının yaptığı açıklamada 10-13 yaşındaki çocuklarda bu sorunun çıktığı ve kendilerini kontrol etmekte zorlandıklarından dolayı bu konuda destek olduklarını belirttiler.

    Bu konuda rehabilitasyon merkezi ” çocukların her gün yeni şeyler keşfetmesinden dolayı bu bağımlılık haline geldiğini ve bu konuda ailelere büyük sorumluluklar düştüğünü belirttiler. Aileler bu konuda telefon ve tablet yerine alternatif kendileriyle birlikte oynayabilecekleri oyunlar bulmasını yada günlük belirli saatler arasında izin verilmesi” konusunda uyardılar.

  • in

    Bunca Zamandır Toblerone’u Hep Yanlış Yemişiz! Bakın Nasıl Yeniliyor?

    Toblerone’u kim sevmez ki? Çocukluk yıllarımda, altın renkli Toblerone çikolataya zengin çikolatası diye bakardım. O zamanlar fiyatları da biraz yüksekti sanırım. Ama Toblerone ile çok fazla içli dışlı olunca çok da fazla sevmedim çünkü dişlerime yapışıyor bu da biraz sinirlerimi bozuyor.

    Bu çikolata hakkında yeni bir şey öğrendim. Yıllardır Toblerone’u yanlış bir şekilde yiyormuşum!

    Bakınz hanım bir kızımız bir tıkla nasıl anlatıyor;

    Haydi şimdi alıp sizde bir deneyin 🙂

  • in

    Starbucks Kültürüne Ne Kadar Hakimsiniz?

    Ortalama olarak son 5 senedir kahve sektörüne talep inanılmaz derecede arttı. Artan bu taleplere karşı da neredeyse adım başı yeni kahve dükkanları açılıyor. Bu işi profesyonelce yapan ve pek çok lokasyonda mağazası bulunan Starbucks geliyor. Ancak Starbucks kültürüne ne kadar hakimsiniz?

    İşte bu kültüre ayak uydurmak için yapmanız gerekenler;

    #1 Adını Söyleyemediğimiz Kahveyi Söylüyormuş Gibi Yapmalısınız

    Barista ile ilgilenen arkadaş gelir ve kibarca ne içeceğinizi sorar. Siz tabi bu sektörde yenisiyseniz, yandınız.

    – “Hmm, bana bir Karamelli frappaçino.” Tabi barista gün içinde o kadar çok şey duyuyordur ki tepki vermeden içeceiğin hangi boy olacağını sorar, arkanızda da kuyruk almış başını gidiyor sizde cool görünüşüz bozulmasın diye küçük, orta veya büyük diyemezsiniz kovarlar. Küçük yerine, tall; orta yerine grande; büyük için venti demelisiniz.

    2# Bereyle Oturmalısınız

    Siparişiniz geldi içeceğinizi aldınız ve yer bulabilirseniz ne mutlu size! Kış aylarında kapalı alanda içerideki oksijen karbondioksite dönüşme evresine girecek kadar sıcak ama gençlik “tarz”ları bozulmasın diye o sıcakta bereyle oturuyor. Bu kültüre ayak uyduracaksanız, siz de oturacaksınız. O arkadaşları tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum.

    #3 Üniversite Kampüsündeymiş Gibi Çalışmalısınız

    Gerçekten en anlam veremediğim kısma geliyorum. Üniversiteye gidenlerin okul kampüslerine, kütüphanelerine ne oldu, yandı mı? Ne sıkıntınız var da, bütün gününüzü o havasız mekanda gürültünün içinde ders çalışıyor gibi yapıyorsunuz. İnsan o kadar ses ve havasız yerde nasıl ders çalışabilir? Onca insan saatlerce, dip dibe ders çalışıyormuş gibi yapabiliyorlar.

    #4 Yüksek Sesle Sohbet Ederek İnsanları Rahatsız Etmelisiniz

    Eğer artık bende Starbuckslı’yım diyorsanız, arkadaşlarınızla hemen kahvelerinizi yudumlarken bağıra bağıra konuşarak, kahkahalar atarak oturmanız gerekiyor. Çünkü o koltuk masa size ayrılmış vip alanınız ve orada yapacaklarınıza kimse karışmayacak. Sizi uyaran olursa aldırış etmeyin. Çünkü siz Starbuckslı’sınız. Bir kahve bir parsel demek.

    #5 Yaptığınız Paylaşımlarda Starbucks Logosu Gözükmeli


    Sonuç olarak o kadar gitmişsiniz, para vermişsiniz ve şanlıysanız yer bulup oturdunuz. Sırada geldi check-in yapmaya yada Instagram, Facebook ve Twitter gibi sosyal mecralarda resim paylaşmaya… Kesinlikle çektiğiniz resimde sizden daha çok Starbucks’ın logosu gözükmeli, yoksa ne selfielerin anlamı ne de check-inlerin karizması kalır…

    #6 İçtiklerinizi ve Masanızı Leş Gibi Bırakmalısınız

    Neden diye soran olacaksa siz marjinalsiniz! Siz, orada çalışan insanlardan daha üst “level” olduğunuz için masayı leş gibi bırakabilirsiniz. Yada içtiğiniz kahveyi ortalama 2-3 metre uzağınızda olan giderken atabileceğiniz çöp kutusu yerine yere ve masaya atabilirsiniz. Nasıl olsa temizleyecek sizden altta olan biri var, ne diye ellerinizi kirletesiniz ki?

    Diyebileceğiniz üzere “bunları yazıyorsun ama kendin sanki gitmiyorsun”lar olacaktır. Bende Starbucksta kahve içmeyi, oturmayı ve sohbet etmeyi seven bir insanım. Fakat o kadar çok bun tip davranışlar gördüm ki artık bunu paylaşmadan duramadım.

    Maalesef ki bulunduğumuz arkadaş ortamları, kalıplaşan sosyal ve kültürel yapılardan dolayı bizim yapımız da değişiyr. Ama bu kendi benliğimizi kaybetmemize sebep olmamalı…

    Sırf bir şeylere özendiğimiz yada başkası gibi olmaya çalıştığımız için kendi benliğimizden vazgeçiyoruz. Ya da gittiğiniz mekanlarda çalışanları size hizmet ettikleri için “işi o yapsın” yada “yapacak tabi para alıyor” diye aşağılamamız lazım. Sonuç olarak sizde bir yerlerde çalışıyorsunuz ve size de birileri “işi o yapsın” yada “yapacak tabi para alıyor” diyordur.

    Bugünlerde o kadar fazla özenti ve saygısızlık fışkıran davranışlar sergileniyor ki, siz siz olun kendinizi kaybetmeyin, farkınız özünüz; benzersizliğiniz olsun…

    O zaman gelsin latte’ler!

  • in

    Kilo Vermek ve Sağlıklı Yaşam İçin Koşmak mı, Yürümek mi?

    Kim hem fit görünmek hem de sağlıklı yaşamak istemez… Ama hayatınız egzersiz yapamayacak kadar yoğun bir tempoda mı ilerliyor? Klişe bir cümle ile başlayalım. İnsan gerçekten isterse herşey mümkün. Sıradan bahaneleri çöpe atın.

    Saatlerce kan ter içinde kalıp oradan oraya kendini atmadan, tık nefes olana kadar koşmadan yapılan egzersizler en sağlıklı olanı. “Yürümek mi koşmak mı?” sorusunun cevabı “Sağlık için yürümek” diyor uzmanlar. Kalp hastalıkları riskini koşmak %4,5 oranında azaltırken. Yürümek %9.3 oranında azaltıyor. Haftanın her günü 30 dakikalık yürüyüş tüm hayatınızı iyileştiriyor. ( İlk günlerde 5-10 dakika yürüyün. )

    Salına salına değil tempolu yürüyüş. Maksimum kalp aşını bilip ona göre yürümek. Kalp atışınızı şöyle hesaplayabilirsiniz;

    Erkekler için: 220 – yaş
    Kadınlar için: 226 – yaş dır.

    Gelelim zamanı olmayanlara. Yürümek, insanın yapabileceği en basit ve en sağlıklı spor.

    • Herhangi bir spor salonuna kayıt olmanız gerekmiyor.
    • Özel ekipmanlara gerek yok. Rahat bir ayakkabı yetiyor.
    • Yürümek, canlılık ve enerji verir.
    • Tansiyonunuzu dengeler.
    • Ruh halinizi düzeltir.
    • Depresyonu azaltmaya yardımcı olur.
    • Tip 2 diyabetin düşmanıdır.
    • Kemiklerinizi güçlendirir.
    • Kalp krizi ve felç riskinizi düşürür.
    • Daha iyi uyumanızı ve pozitif olmanızı sağlar.
    • Eklem ağrılarına iyi gelir.
    • Kas dokusunu destekler.
    • Kötü kolesterolü düşürür, iyi kolesterolü yükseltir.
    • Yaktığınız kaloriler ile kilolar gider.

     

  • in

    Salonunuz İçin Şehir Manzaralı Inception Tarzı Kahve Sehpası

    Salonun ortasındaki o standart geometrik şekillere sahip sıkıcı sehpalardan bıkanlardan mısınız? O zaman size tasarım harikası olan Inception Kahve Sehpası‘nı sunarız!

    Yaratıcılığın başarılı bir ürünü olan bu kahve sehpası, salonlara şehir manzarası getiriyor.

    Masa; 3 boyutlu yazıcı teknolojisi ile tahta ve metal kullanılarak yapılmış. Larnaca, Kıbrıs merkezli bir tasarım firması olan Mousarris tarafından tasarlanıp üretilen bu kahve sehpası tam 4000 euro.

    Fiyat çok yüksek geldiyse o zaman hemen sizi sehpadan soğutalım; fazla girinti çıkıntı var, dolayısıyla toz alması biraz eziyetli olabilir. Üzerine salça veya şarap dökülürse leke bırakabilir vs…  🙂

    Ama kabul edin, sehpa resmen “al beni” diyor;

    inception-kahve-sehpasi-bilmiyorsan (3) inception-kahve-sehpasi-bilmiyorsan (2) inception-kahve-sehpasi-bilmiyorsan (1)

     

     

  • in

    Alıp Başınızı Kaçacağınız Ege’de ki En Harika 10 Butik Otel

    Yaz henüz bitmedi. Stresli günler de öyle… Güneş cayır cayır yakarken kimin canı işe gitmek ister ki? Şöyle deniz, kum, hafif bir esinti… Sol elde soğuk bir içecek sağ elde hoş bir kitap… (Telefon demiyoruz, kafa dinlemeye gittiniz teknolojiden biraz uzak durun 🙂
    Ama nereye gitseniz ki? Her şey dahil, kalabalık, yemek sıralı, gürültülü, animasyonlu bir yer değil… Veya elinde mikrofonla sizi zorla yerinizden kaldırıp havuza atan tipler olmadan bir tatil geçirmek istiyorsunuz. Butik olsun, üç beş kişi olsun. Siz sadece huzur dolmak istiyorsunuz.
    O zaman Ege’ye davetlisiniz! Hayır, yan komşumuz Ege değil, Ege sahillerine çağırıyoruz.
    Dönerken boncuk boncuk göz yaşı dökeceğiniz en harika 10 butik otel;

    Luce Design Hotel

    İnönü Cad. Yenimecidiye Mah. No:49, Alaçatı Çeşme Izmir

    ege-butik-otel

    Villa Aşina

    İskele Mah. 24. Sok. No:10, Saklıköy Datça Muğla

    ege-butik-teller-bilmiyorsan (10)

    Datça Türk Evi

    İskele Mah. 36.Sok. No: 4 Datça Muğla

    ege-butik-teller-bilmiyorsan (9)

    Mehmet Ali Ağa Konağı

    Reşadiye Mah. Kavak Meydanı No:1 Datça Muğla

    ege-butik-teller-bilmiyorsan (4)

    Begonvil Otel

    Yeni Mecidiye Mah. Celaliye Cad. 3080 Sok. No:2, Alaçatı Çeşme

    ege-butik-teller-bilmiyorsan (5)

    La Boutique Alkoçlar

    Torba Mah. Hoşgörü Sok. No:1 Bodrum Muğla

    ege-butik-teller-bilmiyorsan (1)

    Loryma Butik Otel

    Yeşilova Mah. Adatepe Mevkii, Bozburun Marmaris Muğla

    ege-butik-teller-bilmiyorsan (2)

    Casa Dell Arte Residence

    Torba Mah. İsmet İnönü Cad. No:66, Torba Bodrum Muğla

    ege-butik-teller-bilmiyorsan (3)

    Rooms La Porte D’Alaçatı

    Atatürk Bulv. No:72, Alaçatı Çeşme İzmir

    ege-butik-Oteller-bilmiyorsan (7)

    İğdeli Han Suit Hotel

    Hacı Memiş Mah. 2055 Sok. No:18, Alaçatı Çeşme İzmir

    ege-butik-teller-bilmiyorsan (6)

  • in

    İstanbul Gençlik Festivali

    İstanbul Gençlik Festivali

    İstanbul Gençlik Festivali 4-7 Mayıs tarihlerinde İstanbul Yenikapı Etkinlik Alanı’nda başlıyor.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından ikincisi düzenlenecek olan İstanbul Gençlik Festivali sivil toplum kuruluşları, yayınevleri, dergiler, üniversiteler, eğitim kurumları, öğrenci platformları, iş – kariyer, kamu ve spor kurumları, geleneksel sanatlar ve el sanatları alanlarında faaliyet gösteren 300 katılımcıyla 300.000 genci bir araya getiren 4 gün sürecek bir gençlik festivalidir.Festival kapsamında, 60 Workshop, 30 Sahne Performansı, 180 Söyleşi, 120 Oyun Aktivitesi olacak.

    İstanbul Gençlik Festivali 2017; Sivil Toplum örgütlerinin desteğiyle- gençleri; çevreyeinsanlara ve kendine karşı sorumluluklarının farkında olan, tarihine ve vatanına duyarlıiyiliğin ve kardeşliğin yaygınlaşmasına emek verecek bir nesil olmasına teşvik etmeyi amaçlamaktadır.

    E-spor için Üniversiteler arası Leauge of Legends  ( lol ) turnuvasının finali de İstanbul Gençlik Festivalinde oynanacak.

    Detaylar: http://www.istgencfest.com

  • in

    30 Yaşına Gelmeden Okumanız Gereken 9 Kitap

    Ömrümüzün geri kalanını nasıl yaşayacağımızın hemen hemen 20 – 30 yaşları arasında aldığımız kararlar doğrultusunda devam ettiriyor ve yaşıyoruz. Daha güzel,pozitif ve mantıklı olarak yaşamanızı sağlayacak bilmiyorsan.com tarafından hazırlanan 9 kitap.

    Alışkanlıkların Gücü. Özel ve İş Hayatımızda Alışkanlıklarımızın Ardında Ne Yatar?

    ThePowerofHabit

    Charles Duhigg

    Alışkanlıkların Gücü’nde New York Times’ın ödüllü iş dünyası muhabiri Charles Duhigg, alışkanlıkların neden var olduğunu ve nasıl değiştirilebileceğini keskin zekası ve muazzam ifade yeteneğiyle keyifli bir şekilde anlatarak, insanoğlunun doğasına yönelik yepyeni bir bakış açısı ortaya koymaktadır.

    Kitabı okuduğunuzda, bazı insanların ve şirketlerin kendilerini neden bir çırpıda değiştirebildiklerini, bazılarınınsa neden yıllarca uğraştıkları halde değişmeyi başaramadıklarını anlayacaksınız.

    100 $’lık Başlangıç

    100Startup

    Chris Guillebeau

    “100 Dolarlık Başlangıç’la bir koyup iki kazanacaksınız: Bu kitap rüyalarınızı gerçekleştirmek için size cesaret verecek ve bir kez yola koyulduğunuzda yönünüzü bulmanız için size bir yol haritası sunacak. 100 Dolarlık Başlangıç’ı okuyup hâlâ kendi işinizi kurmaya hazır değilseniz, dönüp kitabı bir kez daha okuyun!” —Daniel H. Pink “Chris Guillebeau, bu değerli rehberde, bir fikri başarılı bir işe dönüştürmenin düşündüğünüzden daha kolay olabileceğini gösteriyor. Bir yandan fikirlerinizin başarılı olup olmayacağını düşünürken diğer yandan mevcut hayatınızı sürdürebilirsiniz. Hangi fikirlerin zaman ayırmaya değer olduğuna elbette siz karar vereceksiniz ama bu kitap, her sabah bir sonraki adımı heyecanla atmak için uyanmanıza yardımcı olabilir.” —Tony Hsieh, Zappos.com’un CEO’su. “Aslında yeterince paranız var. Chris, bahaneye gerek olmadığını açıkça gösteriyor. BAŞLAYIN. Hemen şimdi başlayın, daha sonra değil. Acele edin.” —Seth Godin “Chris Guillebeau’nun yaptığı her şey ciddi ve samimi. Bu kitaptaki fikirler sizi daha iyi bir yere götürecek.” —Chris Brogan “Geleneksel kariyer kapıları kapandığında paniklemeniz çok normal ama Chris Guillebeau baktığı her yerde yeni fırsatlar görüyor. Tutkularınızdan kariyer yapma fikri bir hayal gibi görünse de bu dolaysız anlatımlı, merak uyandırıcı kitapta, Guillebeau bunu nasıl başaracağınızı adım adım gösteriyor.” —Alan Paul “100 Dolarlık Başlangıç, yeni bir girişimcinin tam olarak ihtiyaç duyduğu şeyi veriyor: Az bir parayla yeni bir iş kurmak için denenmiş, etkili, açıklayıcı ve kullanışlı tavsiyeler.” —Pamela Slim “Guillebeau iş dünyasını iyi biliyor ve şimdi 100 Dolarlık Başlangıç kitabıyla size rehberlik edip kendisinin ve onlarca diğer insanın, tutkularını kâra dönüştürme serüvenini aşama aşama anlatıyor. Tek başına çalışan bir girişimcinin mutlaka okuması gereken bir kitap!” —Todd Henry “Bu kitap bir ‘nasıl yapmalı’ kılavuzundan daha fazlası; bir iş kurmayı düşünen herkesi bunu yapmak için bir servete ihtiyacı olmadığına ikna edecek bir ‘onlar nasıl yaptılar’ kılavuzu.” —John Jantsch “100 Dolarlık Başlangıç veriler, kontrol listeleri, modeller ve somut örneklerle dolu bir kitap. Rehber niteliğindeki bu düşündürücü, eğlenceli ve okunası çalışma sıradan insanların bağımsız ve kararlı bir şekilde nasıl mükemmel yaşamlar kurduğunu anlatıyor.” —Gretchen Rubin

    Drive

    drive_book_page

    Daniel H. Pink

    Drıve, sizi düşünmeye ve harekete geçmeye teşvik eden nadir kitaplardan. Yazar, ortaya koyduğu güçlü ve bilimsel savlarla motivasyon olgusunu yeniden düşünmemizi sağlarken, bize hayatımızı değiştirmek için ihtiyaç duyacağımız araçları da sağlıyor.”
    -Dr. Mehmet Öz-

    Johnny Bunko’nun Maceraları ve Aklın Yeni Sınırları kitaplarının yazarı Daniel H. Pink, bizi gerçekte nelerin motive ettiğine dair, bildik tüm klişeleri kıran bir kitapla karşımızda. Pink, klişeleri kırmakla kalmıyor, bu yeni bilgilerle daha verimli çalışmanın, daha iyi yaşamanın yollarını da gösteriyor.
    Birçoğumuz, kendimizi ve başkalarını motive etmenin en iyi yolunun para gibi harici ödüller olduğunu düşünür, ödül-ceza sisteminin etkinliğine inanırız. Daniel H. Pink, kışkırtıcı ve ikna edici yeni kitabında bunun bir yanılgı olduğunu söylüyor.

    Pink, insan motivasyonu konusunda yapılmış kırk yıllık bilimsel araştırma birikimine dayanarak yazdığı bu kitabında, bilimin bildiği ile iş dünyasının yaptığı arasındaki uçuruma dikkat çekiyor ve bunun hayatımızın her boyutunu nasıl etkilediğini irdeliyor.

    Drive, büyük fikirlerle dolu, düşünme ve yaşama şeklinizi değiştirecek ender kitaplardan biri.

    4 Saatlik Hafta
    Az Çalış, Çok Kazan ve İyi Yaşa!

    4HourWorkWeek

    Timothy Ferriss
    Eski tarz emeklilik kavramını ve ertelenmiş yaşam planlarını unutun. Beklemeye hiç gerek yok, beklememek içinse her türlü sebep çok. Hayaliniz, yaşam mücadelesinden kaçmak, dünya seyahatine çıkmak, sıfır yönetim ile yüksek bir gelire sahip olmak ya da sadece daha çok ya?ayıp, daha az çalışmak ise bu kitap tam size göre. Bu kitabı okuyanlar, haftada yalnızca 4 saat çalışarak zenginliğe ulaşabilir, geri kalan zamanını istedikleri gibi geçirebilirler: Ne patron ol ne de çalışan. Sadece sahip ol. İşlerin yürümesi ve maksimum etkinin sağlanması için minimum gerekliliği olan işleri yap. Daha fazlasına sahip olmak yerine, daha kalitelisine sahip ol. Kendinize, kısa süreli işlerle uzun süreli kariyer yaratın ve mini emeklilikler yaşayın. Unutulmuş İtalyan bir ekonomistin ilkelerini kullanarak nasıl 48 saat içinde işinizin %50’sini elersiniz? Keşfedin.

    Dijital Çağda Dost Kazanma ve İnsanları Etkilemenin Yolları

    HowToWinFriends

    Dale Carnegie
    Dale Carnegie’nin kendisini kanıtlamış öğütleri yetmiş beş yıldan uzun süredir milyonlarca okura iş ve özel yaşamda başarı basamaklarını tırmandırıyor. Ve şimdi bu konudaki ilk ve en iyi çalışma “Dost Kazanmanın ve İnsanları Etkilemenin Yolu” günümüzün karmaşık yapısına uyarlandı.

    Elinizdeki kitapla,
    • Diplomasi ve nezaketle iletişim kurarak sağlam bir çevre edinecek,
    • Projelerinizi, mesajlarınızı insanlara beğendirecek ve etkili liderler olacak,
    • İşleri halletme becerinizi geliştirecek,
    • Dijital gereçlerin gücünden daha çok yararlanacaksınız.

    Dale Carnegie’nin sayısız okura ulaşan sağduyulu iletişim yaklaşımı bir yüzyıla yayıldı. Günümüzde değişik gereçlerle ve çok daha hızlı iletişim kuruyoruz; ama Carnegie’nin iletişim, liderlik ve başarı öğütleri her çağda önemini koruyor.

    Amerikalı yazar ve eğitmen Dale Breckenridge Carnegie (1888­1955) kişisel gelişim, pazarlama, kurumsal eğitim, hitabet ve kişiler arası becerilerle ilgili ünlü kursların yaratıcısıdır. Missouri’de yoksul bir çiftlikte doğan yazarın ilk kez 1936’da yayımlanan kitabı Dost Kazanmanın ve İnsanları Etkilemenin Yolu çok satanlar arasındaki yerini yıllarca yitirmemiş, günümüze dek popülerliğini korumuştur.

    Enerji Otobüsü – Hayatınızı, İşinizi ve Ekibinizi Pozitif Enerjiyle Doldurmanın 10 Kuralı

    TheEnergyBus

    Jon Gordon
    “Her sabah bir seçim şansınız vardır.
    O gün pozitif mi yoksa negatif düşünen biri mi
    olacaksınız? Pozitif düşünmek size güç verir.”
    Ken Blanchard

    Herkes hayatında birtakım zorluklarla karşılaşır. Ve tüm insanlar, kurumlar, şirketler ve ekipler kendilerini ifade edebilmek ve başarıya ulaşmak için, olumsuzluklarla ve güçlüklerle baş etmek durumundadır. Hiç kimse birtakım sınavlardan geçmeksizin hayatını sürdüremez ve sınavlarda verilecek yanıt da pozitif enerjidir.
    10 dk.’da Enerjinizi Depolayın kitabının yazarı Jon Gordon bu kez de hayata geçirilebilir stratejilerle dopdolu bir enerji yolculuğuna çıkarıyor bizleri…
    Eğer;
    • Gerçek başarıya ulaşmanızı,
    • Geleceğe yönelik olumlu düşünmenizi,
    • Hayatınızın her anında enerjinizi yüksek tutmanızı sağlayacak on sırrı öğrenmek istiyorsanız Enerji Otobüsü’nü sakın kaçırmayın!

    “Olumlu ve yüksek performanslı bir organizasyon kurmak istiyorsanız otobüse binin ve bu kitabı okuyun!”
    Jeffrey Fox
    Yağmurcu Olmaya Giden Yol kitabının yazarı

    İnsanın Anlam Arayışı

    MansSearchForMeaning

    Victor E. Frankl
    20. yüzyılın önde gelen psikiyatrlarından Viktor Frankl, otuzun üzerinde yabancı dile çevrilen ve bütün dünyada 12 milyondan fazla satan İnsanın Anlam Arayışı’nda, kurucusu olduğu logoterapinin ilkelerini, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir toplama kampındaki deneyimleri eşliğinde anlatmaktadır.
    Okurlar, Frankl’ın tasvir ettiği toplama kampının, dünyayı daha büyük bir hapishane olarak kavramamızı sağlayacak parlak bir metafora dönüştüğünü fark edecektir. Gasset, Heidegger ve Sartre’dan aşina olduğumuz düşünceler ışığında, varoluşun çetin koşullarında “anlam”ı keşfetmemize yardım edecek süreci anlatan Frankl, “İnsanı insan yapan nedir?” sorusuna da yanıt vermeye çalışıyor…
    “Gerçekten ihtiyaç duyulan şey, yşama yönelik tutumumuzdaki temel bir değişmeydi. Yaşamdan ne beklediğimizin gerçekten önemli olmadığını, asıl önemli olan şeyin yaşamın bizden ne beklediği olduğunu öğrenmemiz ve dahası umutsuz insanlara öğretmemiz gerekiyordu. Yaşamın anlamı hakkında sorular sormayı bırakmamız, bunun yerine kendimizi yaşam tarafından her gün, her saat sorgulanan birileri olarak düşünmemiz gerekirdi. Yanıtımızın konuşma ya da meditasyondan değil, doğru eylemden ve doğru yaşam biçiminden oluşması gerekiyordu. Nihai anlamda yaşam, sorunlara doğru çözümler bulmak ve her birey için kesintisiz olarak koyduğu görevleri yerine getirme sorumluluğunu almak anlamına gelir.”

    Dünyadaki En Büyük Satıcı

    TheGreatestSalesmanintheworld

    Og Mandino
    Deve çobanı küçük Hafid’in ustası büyük tacir Patros’dan devraldığı, başarı ve mutluluğun sırlarını gizleyen on parşömen..
    Hafid’i Dünyadaki En Büyük Satıcı Yapan yüzyılların bilgeliğini içeren hayat felsefesi..
    Aslında hepimiz bir ‘satıcı’ değil miyiz? Hayattaki başarı ve mutluluğumuz büyük ölçüde kendimizi başkalarına nasıl “sattığımıza” bağlı değil mi?
    Hafid’i başarılı kılan ilkeler size de yardımcı olacak ve coşkuyla hayatınızı dönüştürmeye başlayacaksınız.

    Engel Yolun Kendisidir

    TheObstacleistheWay (1)

    Ryan Holiday
    Karşınızda duruyor işte. O mesele. O engel…

    Sizi yapmak istediklerinizden alıkoyup korkutan, sinir bozucu, sevimsiz, sorun yaratan, o beklenmedik problem.

    Belki de sandığınız kadar kötü bir şey değildir…

    Engeller kişiye özeldir. Ama hep aynı tepkileri veririz: Korku, hüsran, şaşkınlık, çaresizlik, çöküntü, öfke…

    Oysa sadece bakış açınızı değiştirerek aşılmaz görünen engelleri müthiş fırsatlara dönüştürmek mümkün.

    Ryan Holiday, Stoacı felsefenin “yoldaki engel neyse, yol odur” yaklaşımından derledikleriyle sizleri tarihteki kanlı savaşlardan şirket yönetim kurullarının toplantı odalarına uzanan bir yolculuğa çıkarıyor.

    Göreceksiniz, yoldaki engeller önünüzde yepyeni yollar açacak…

  • in

    Yaş 30 Olunca Farkında Olmadan Nelerden Vazgeçtiniz?

    Yaş 25… Gençliğinizin en güzel yıllarını geride bırakıp olgunluk dönemine doğru merdiveni dayamış ve tırmanmaya başladınız. Yaş 30 olunca da olgunlaşmaya başlıyor yavaş yavaş gençlik yıllarınızdaki alışkanlıklarınızdan vazgeçiyorsunuz. Aile yaşantısı; faturalar, masraflar ve çoluk çocuk derken omuzlara yük bindikçe ömür de su gibi akıp geçiyor.

    25 yaşına kadar hayat sanki yavaş, sonrasında ise X3 hızla ilerliyor.

    Eğer yaşınız 30’a yaklaşıyorsa bazı şeyleri yapmak da biraz imkansızlaşıyor;

    Haftasonları Gezmek

    25-yas-sonrasi-imkansiz-bilmiyorsan-10

    Bütün hafta çalışıyorsanız hatta Cumartesi günü de yarım gün çalışıyorsanız, Pazar günü yapacağınız tek bir şey var, o da dinlenmek.

    Akşam 8’den Sonra Plan Yapmak

    25-yas-sonrasi-imkansiz-bilmiyorsan-9

    İşten çıktınız eve doğru giden uzun ince bir yolunuz var. Saat 8’den sonra sizin miskinlik yapıp TV başında uyuklamaya başladığınız saatler başlar.

    Moda İkonu Olmak

    25-yas-sonrasi-imkansiz-bilmiyorsan-8

    20’li yaşlarınızda modayı takip ettiniz, canınız ne istediyse giydiniz. Şimdilerde kenara biraz para koymaya, gelecek için hayallerinizi gerçekleştirmek üzere birikim yapmaya çalışıyorsunuz. Dolabınızdakiler size yetiyor. Sizi ancak indirim veya outlet paklar.

    Yeni Arkadaş Edinmek

    25-yas-sonrasi-imkansiz-bilmiyorsan-7

    Üniversite yıllarından bir kaç kişiyi tanıyorsunuz. İş yerinden birilerini tanıyıp hemen kanka olunmuyor ki, yaş ilerledikçe uyuşma kriterleri çok daha hassas oluyor.

    Sevgili Yapmak

    25-yas-sonrasi-imkansiz-bilmiyorsan-5

    Hayır bu imkansız değil, ancak zamanla sanki sanki herkes kapılmış tek sap sizmişsiniz gibi hissetmeye başlıyorsunuz. Ayrıca yaşınız geçtikçe daha seçici olursunuz. Seçicilik işini abartırsanız işte o zaman sevgili yapmak imkansız kadar zor olur.

    Dilediğiniz Gibi Yemek Yemek

    25-yas-sonrasi-imkansiz-bilmiyorsan-6

    Yaşınız ilerledikçe kilo problemleriniz de artıyor. Metabolizmanız eskisi gibi hızlı çalışmadığından yedikleriniz size hızla yağ olarak geri dönmeye başlıyor. Bu yüzden eskisi gibi yemek yiyemiyorsunuz. Nerede o jumbo boy menüler, sınırsız pizzalar…

    Facebook’ta Eski Arkadaşlarınızı Tanımak

    25-yas-sonrasi

    İlkokul günlerinizde yanı başından ayrılmadığınız türlü türlü muzurluklar yaptığınız arkadaşlarınız size Facebook’tan arkadaşlık isteği gönderdiğinde onları tanımakta zorlanırsınız. Veya listenizde bulunan kişileri nerden tanıyor olduğunuzu düşünmeye başlarsınız. Hele de Facebook duvarınızda kedi köpek resimlerinden başka birşey paylaşmıyorsanız arkadaşlığınıza cidden çok ağırlık vermiyorsunuz demektir.

    Geceledikten Sonra Sabah Ayılmak

    25-yas-sonrasi-imkansiz-bilmiyorsan-4

    Eskiden sabahlara kadar eğlendikten sonra hiç uyumadan yola çıktığınız günler olabilir ama şimdi bunu yapamıyorsunuz. Vücudunuz iflas etmişçesine sabah kafanız kalkmıyor. Resmen piliniz sıfıra vuruyor. Göz altlarınız halka halka oluyor… Kırışık kremi mi kullansanız?

    Teknolojiye Para Yatırmak

    25-yas-sonrasi-imkansiz-bilmiyorsan-3

    Yeni telefon, yeni televizyon, yeni tablet… Bunlara para yetmiyor ki! Kenara köşeye para koyup, bireysel emekliliğe başvurup geleceği düşünmeye başladınız mı, öyle çer çöpe yatıracak paranız kalmıyor.

    Geç Yatmak

    25-yas-sonrasi-imkansiz-bilmiyorsan-1

    Eskiden geç saatlere kadar lak lak edip kafa bulurken şimdi saat 22.30 ‘a gözlerinize fil oturuyor. Esnedikçe esneyesiniz geliyor. Kumanda göbeğinizde uyuklamaya başlıyorsunuz.

    THE END

    Yaşınız ne olursa olsun siz harikasınız! Hep o içinizdeki çılgın çocuk varolacak! Dilediğiniz gibi yaşayın!

  • in , , , ,

    Ne Yaparsan Yap Aşk İle Yap!

    Bu sözün neden motto olduğunu sanıyorum ki bu görsellere baktıktan sonra daha net anlayabiliriz. İnsan kendine, çevresine ve hatta işine ne kadar güzel gözle bakarsa her şey bir o kadar güzel hatta “yenebilir” olabiliyor. Sizce sanat eserleri yenebilir mi? Sorunun cevabı evet! Tabii eğer kıyabilirseniz 🙂

    Matteo Stucchi de işini aşkla yapan henüz 23 yaşında İtalyan bir pasta şefi. Hayal gücü o kadar geniş ki kendine has pasta tasarımlarıyla binlerce insanın kalbini genç yaşında fethetmiş ve sosyal medyada fırtına gibi esiyor desek pek de yalan olmaz.

     

     

    Fotoğraflarına bakmak bile bu kadar güzelse, bu pastaların tatları kim bilir nasıldır… Daha fazlası için: idolcidigulliver

  • in

    10 Saniyede İçinizi Tazeleyecek Ferah Bir Ortam Yaratmanın Yolu

    Bulunduğunuz ortamın havasını tazelemek ve içinizi ferahlatacak bir koku ile doldurmak kim istemez?

    Bunun için genelde oda kokularına başvurulur fakat son yıllarda çıkan söylentilere göre bazı oda kokuları ve kokulu mumlar ciğerlerimiz için hiç sağlıklı değiller…

    Ama bu sağlıklı yöntemi gözünüz kapalı deneyebilirsiniz!

    Burada ihtiyacımız olan iki şey var; tahta bir mandal ve koku yağı.

    cilt-koku-yagi

    Özellikle hanımlar iyi bilir; yüzümüze sürdüğümüz o cildi tazeleyen çilek yağı, portakal vs yağları ya da acıbadem, hindistan cevizi yağları bu iş için çok uygun!

    Tahta mandalın üzerine dilediğiniz kadar yağ damlatın ardından ister aracınızın klima havalandırma yerlerine, yada evinizdeki klimanın ağzına tutturun!

    koku-bilmiyorsan

  • in

    Wachowski Biraderler Artık Wachowski Kız Kardeşler

    “The Matrix” filminin yönetmenlerinden Andy Wachowski cinsiyet değiştirdi. Lilly Wachowski olarak adını değiştiren ünlü yönetmen Windy City Times‘ a yaptığı açıklamada, transseksüel olmanın kolay olmadığını ve bununla yüzleştikten sonra hayatın geri kalanın çok zor olacağını belirtiyor.

    Wachowski_kardesler-3
    Andy Wachowski
    Wachowski_kardesler-1
    Lilly Wachowski

    Temmuz 2012 tarihinde de Larry Wachowski, cinsiyet değiştirmişti. Açıklamayı bizzat yapan Wachowski, adının da artık “Lana” olduğunu söylemişti.

     

    Wachowski_kardesler-2

    Wachowski Brothers ‘ ın artık Wachowski Sisters olarak anılacağını belirtmekte fayda var.

Load More
Congratulations. You've reached the end of the internet.