17 Soru da Farzin Rahneshin.

17 Soru da Farzin Rahneshin.

299
Paylaş

Dünya çapındaki ünlü İranlı Ressam Farzin Rahneshin 2014 de  Türkiye’deki ilk kişisel sergisini galeri Eksen’de sanatseverlerin gösterimine sunmuştu.Tabloları büyük ilgi görmüş,isminden de türlü mecmualarda söz ettirmişti.Ben resimlerine baktığımda karmaşa,iç çalkantılar..bazense yatışma , durulma görüyorum.Fakat sanatçının seslerine de kulak vermek lazım o şöyle diyor; Bazen herhangi bir arka plan ve medya filtresi olmadan topluma bakmak zorundayız.Neticede karanlık ve bulanıklıktan başka bir şey görmeyeceğiz. Hiçbir renk yok, eğer varsa, makyajdır.Kesin saf bir karanlık yoktur. Ayrıca sırf ışığı da görmek mümkün değil.Her şeyin birbiri ile “Bağlantılı” ilişkisi var.Bunların arasında, karanlıkların içinde vitrin gibi duran ışıklar veya ışıkların içinde dekore edilmiş karanlık parçacıklara da rastlayabiliriz.

imageHandler (3)

Paradoks. Paradokslar bizi sarmış… Kültürel, sosyal ve kişisel paradokslar…

Ve biz istemsizce bu çelişkili ve paradokslu karanlıklar içinde yaşıyoruz, Hayır! Ölüyoruz…

Farzin Rahneshin Çakışan Karanlık 17 – 30 Ekim 2014 (3)

 

1.Farzin Rahneshin kimdir? Bize kendinizi tanıtır mısınız?

  • İsmim Farzin Rahneshin. 1989 yılında İran’ın Tebriz kentinde doğdum ve yaşıyorum. Yaklaşık 10 yıldır profesyonel olarak resim yapıyorum. Ressamlık bölümünde lisans derecesini Tebriz Azad Üniversitesinden aldım ve şimdi de Tahran Merkez sanat üniversitesinde yüksek lisans yapıyorum. 5 solo ve 27 karma sergide yer aldım.

2.Almış olduğunuz ödül ve başarılar var mı?

  • 2014 yılında İran’ın en iyi 10 genç ressamlarından biri olarak seçildim. 2013 yılında Dubai “Gelişen Sanatçı Ödülü” kurumu tarafından dünyanın en iyi 100 genç ressamlarından biri olarak seçildim. Üçü uluslararası olmak üzere 10 festivale katıldım ve bu festivallerden 3 birincilik, 2 ikincilik elde ettim.

3.Yeteneğinizi ortaya çıkaran biri var mı? Yoksa bu keşif tamamen kendi çabalarınızın bir sonucu mu?

  • Çocukluğumda annem benim resim yapmakta yetenekli olduğumu gördü ve beni kurslara yazdırdı. Ondan sonra resim yapmak benim hayatım oldu.

 

 

2

 

 

4.Aileniz resme olan ilginizi nasıl karşıladı? Ailenizde sanatla ilgilenen başka üye var mı? Bu konuda tek misiniz?

  • Ailem her zaman beni destekledi. Ressamlık ve sanat bölümünü lise de seçtiğimde bana güvendiler ve beni desteklemekten vazgeçmediler ve hep seçtiğim yolda başarılı olmak için beni teşvik ettiler. Ailem de benden sonra kimse sanat âleminde faaliyet etmiyor.

5.Resim dışında ilgilendiğiniz başka sanat dalı var mı? Nelerden ilham alıyorsunuz?

  • Ben enerjimin çoğunu ressamlık üzerinde odakladım ama müzik ve edebiyatı da herzaman sevmişimdir. Azeri Tar’ı çalıyorum. Yaklaşık 3 yıldır kısa hikâyeler ve bazen de şiir yazarım. Yaşadığım toplumun sosyal meseleleri ve kendi içimde olan endişeler, Benim ilham kaynaklarımdır.

 

6

 

6.İlgilendiğiniz, örnek aldığınız veya etkilendiğiniz ressamlar kimlerdir?

  • Büyük sanatçılara olan ilgim dayima beni daha fazla motive etmiştir. Örnek aldığım sanatçılar Francisco Goya, Amedeo Modigliani, Henri Matisse, Francis Bacon, Robert Rauschenberg, Gerhard Richter olmaktadırlar.

7.2014 ün Eylül ayında  İstanbul a gelip ilk kişisel serginizi açtınız. Sergiye olan ilgi nasıldı? Satılan tablonuz oldu mu?

  • Galeri Eksen deki sergim benim Türkiye deki ilk sergimdi. Değişik ve ilginç bir tecrübeydi. Sergiye olan ilgi çok iyidi ve bildiğim kadar hemen hemen herkes resimlerimi beğendi. İstanbul’da daha çok faaliyet yapmak için çok iyi başlangıç yaptığımı düşünüyorum. Maalesef satış yapamadım ve sanırım bunun nedeni Türkiye deki sanatseverler arasında tanınmıyor olmamdır. Ama geleceğe çok ümitliyim ve resimlerimin satılacağından eminim.

8.İran doğumlu bir ressamdan daha oryantalist bir bakış açısı göreceğimizi düşündük. Fakat sizin çalışmalarınız modernize edilmiş ve tamamen farklı bir boyutta bu konuya ne diyeceksiniz?

  • Dediğiniz doğru ama ben resimlerimde oryantalizmi direk görülmesini istememişimdir. Oryantalizm eserimin derinliklerinde olsun istiyorum mesela eserlerimin ismi gibi. Oryantalizmi görsel ve sembolik olarak eserlerimde ortaya çıkarmak istemiyorum. Ama bu arada benim Postmodernizme olan ilgim bu olayın delilidir ve bence çağdaş sanat ve çağdaş sanatçı tüm dünya ile iletişim kurabilmeli ve eserleri ortak bir dile sahip olmalı. Bu benim şu anki görüşüm ama belki zamanla görüşlerim değişir ve daha oryantal eserler meydana getirdim.

 

11381409_1575375409381486_742948194_n

 

9.Serginize verdiğiniz ‘Çakışan Karanlık’ ismi eserlerin koyu ve iç içe geçmiş dokusunu hakikaten de eksiksiz yansıtıyor. .Çalışmalarınızdaki gibi güzelliklerin arkasında görülmeyen bir karanlık veya çelişki mi ararsınız?

  • Hayır, aksine ben toplumun karanlıkları ve çelişkilerinin arkasında güzellikleri arıyorum. Gerçi bende güzelliğin ne olduğunu tam olarak bilmiyorum. Yaptığım bu eserler güzelliği anlatmaktan ziyade daha çok güzelliklerin ne olduğunu sorguluyorlar. Karanlıklar ve çelişkiler arasında kuşatılan güzelliklerin ne olduğunu sorguluyorlar. Bu karanlıklar eğer acı veriyorsa yapacak bir şey yok çünkü onları biz yarattık ve şimdi yaptıklarımızla karşılaşılmalıyız.

10.Yurtdışında başka yerleri görme fırsatınız oldu mu? Türkiye de ne kadar kaldınız? İstanbul’u gezme fırsatınız oldu mu? Sizi etkisi altına alan yerler nereler?

  • Hayır, Türkiye benim ilk yurtdışı tecrübemdi. İstanbul’da kaldığım kısa müddette şehri gezme fırsatı buldum. Ama isim olarak tam nereyi beğendiğimi söyleyemem. Genel olarak şehri çok beğendim. İstanbul’da olan gelenek ve modernliğin karışımı beni çok etkiledi ve bu iki ayrı hissi yaşamayı çok beğendim.

11.Türkiye’ye tekrar gelmeyi veya yerleşmeyi düşünüyor musunuz?

  • Kesinlikle, Türkiye de uzun süreli yerleşmeyi ve yaşamayı planlıyorum.

12.Türkiye’ye yerleşme kararını ne zaman verdiniz? Sizi buna yiten sebebi açıklar mısınız?

  • İstanbul büyük bir şehir ve benim yaşadığım ülke ile kültürel olarak çok yakın. İstanbul’un dünya ve Avrupa’yla olan iyi etkileşimlerinden dolayı benim daha başarılı olmamı hızlandıracağını düşünüyorum.

 

1-588-x-600-588x420

 

13.Sanatçı aynı zamanda yaşadığı çağın ve coğrafyanın tanığıdır. Ülke değişimi yaptığınızda hangi ülkenin ürünlerinden faydalanacaksınız? Böyle bir tercih söz konusu mu?

  • Günümüzde sanat evrensel bir hal almış ve sanatçı da bu olaydan müstesna değil. Bilim ve iletişimin her gün daha çok gelişmesi ile birlikte ve internet üzerinde olan sanal dünyalardan dolayı artık ülkeler arasındaki sınırlar kalkmak üzere. Ben şimdiye kadar kendi ülkemde yaşadım ve dünyanın neresinde yaşarsam yaşayım ülkemin kültürü eserlerimde olacaktır diye düşünüyorum.

14.İran halkı sanata ve sanatçıya nasıl bakıyor? Türkiye ile karşılaştırdığınız da neler söylersiniz?

  • İran çok sanatsever bir halka sahip ve sanat her zaman İranlıların kanında var olan bir şeydir. Ama şimdilerde ekonomik sıkıntılardan ve sanatın İran’da geliri az olan bir iş olduğundan dolayı insanlar bu alanda çok faaliyet etmeye gönüllü değiller.

15.Edindiğim izlenimlere göre İranlı ressamlar arasında kadınların ağırlıklı olduğu. Bu yer mutlaka bir arka plana sahip..imageHandler

  • Dediğiniz doğrudur. Ekonomik sıkıntılardan dolayı erkek sanatçılar başka işlere yöneliyorlar ve sanatı bırakmak zorunda kalıyorlar. Ama kadın sanatçılar aileleri veya eşlerinin yardımı ile sanata daha rahat devam edebilirler.

16.İranlıların şiir ve resim alanında özel bir yeteneği var, bu alandaki yetenek birikimi sinema da başarılı yapımların ortaya çıkmasını sağlıyor. Resim ve sinema üzerindeki bağ hakkında düşünceleriniz?

  • Günümüzün sanatı çok genelleştirilmiş ve sanatlar arasında sınırlar kalkmıştır. Resim yapan yönetmenler ve ya film yapan ressamlar çok fazla görülür oldu günümüzde. Ayrıca performance art, conceptual art ve ya video art gibi sanatlara ilgi çok arttı ve sanatçı her dalda sahip olduğu tüm sanatını bu alanda sergileyebiliyor.imageHandler (1)

17.Sanatla siyaset ayrışmalı mıdır? Yoksa siyaset sanata destek mi vermelidir?

  • Tarihe baktığımızda krallıklara ilgili olan sanatlar hep kalıcı olmuştur. Krallar ve siyasetçilerin resimlerini yapan sanatçılar daha fazla kalıcı olmuşlar. Ama günümüzde sanat tamamen siyasetin gölgesi altından çıkmıştır ve daha çok toplumun içine girmiştir. Benim düşünceme göre siyaset sanatı destekleyebilir ama ona yön veremez çünkü bu sanatın doğasına aykırı. Şimdiki dünyada sanatçılar siyaseti en önemli eleştiren insanlardır ve toplumların da buna ihtiyacı var. Bence siyaset sanatı kendi haline bıraksa bile sanat siyaseti bırakmaz ve bu ikili birbirinden ayrılamazlar.
Content Protection by DMCA.com

Okudunuz Bitti, Peki Ne Düşünüyorsunuz?

Bir gün kamyonet gelecek beni uykuma götürecek...